5 Yıl Önce Kaybolan Malezya Uçağı Gizemini Koruyor

8 Mart 2014’te Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’dan Çin’in başkenti Pekin’e gitmek üzere yola çıkan uçak, havalandıktan 40 dakika ardindan kaybolmuştu.

Tarihin en pahalı sualtı araştırmasına rağmen, 239 kişiyi taşıyan uçağın neden istikametini değiştirip Hint Okyanusu’nun güneyine doğru uçtuğu ve sonrasında uçağa ne olduğu tespit edilemedi.

Havacılık tarihinin en hatri sayilir büyüklükte gizemlerinden birine dönüşen olayda yetkililer, 5 senenin nihayetinde neticeye Daha yaklaşamadı bile.

İngiliz Guardian gazetesi uçakla alakalı iddiaları ve kuramları derledi.

2014: KUZEYE İNİŞ TEORİSİ

Olayın derhal hemen peşinden geliştirilen teoriye göre, tayyare ummanın güneyine değil ortada Asya’ya inmiş olabilir.

Bu teori, sivil uçuş takibi sisteminden çıktıktan ardindan askeri radarlar kullanılarak yapılan takibe dayanıyor.

bunun için göre MH370 Kuala Lumpur’dan kuzeydoğudaki Pekin’e doğru uçarken 40 dakika ardindan güneybatıya doğru istikametini değiştirdi. tek vakit ardindan kuzeybatıya, Hindistan’a doğru döndü. Sonrasında askeri radarın alanından da çıktı.

ama Inmarsat, kendisinin uydu bilgilerine dayanarak bu teoriyi çürüttü.

2015’te de Afrika kıyılarında uçağın Bir takım parçaları bulundu.

2015: AVUSTRALYA’NIN BATISINA DÜŞTÜ İDDİASI

2015’te, MH370’e ait olduğu teyit edilen Bir takım parçalar, Afrika’nın doğu kıyılarında bulundu.

Bunun üstüne uçağın Hint Okyanusu’nun güneyinde, Avustralya’nın batı kıyılarına yakın tek alanda düşmüş olabileceği, tek sene içinde kalıntılarının umman akıntılarıyla Afrika kıyılarına eriştiği kuramı alana atıldı.

Uydu bilgilerine göre, tayyare en nihayet güneydoğuda görülmüştü ve Afrika kıyılarında düşmüş olması imkansızdı.

Araştırmacılar, uçakta işlevsizlik, yangın veyahut minik tek talihsiz kaza çıkmış olabileceğini, uçağın bu yüzden aciliyetli iniş yapabilmek amaciyla rotasını değiştirme ihtimalinin olduğunu söyledi.

Bu teoriye göre uçakta oksijen kaybı yaşandı, hemide yolcular hemide pilotlar tayyare inişe geçemeden bilinç kaybı yaşadı. Otomatik pilotla tek vakit dahada Hint Okyanusu üzerinde uçan uçak, yakıtı bittiğinde düştü.

Malezya hükümeti ve Avustralya Ulaşım Güvenlik Bürosu (AUGB) resmi olarak bu erken Daha bu oksijen kaybı teorisini onay ediyor.

2016: KASITLI MI DÜŞÜRÜLDÜ?

2016’ya gelindiğinde Amerikalı araştırmacılar ve AUGB, uçağın pilotu Zaharie Ahmed Şah’ın evinde, kişisel tek uçuş simülatörü buldu.

Pilotun evindeki simulatorle, Hint Okyanusu’nun güneyine doğru tek uçuş taslağı hazırlanmıştı.

Bu, MH370’in kaybolduktan ardindan döndüğü düşünülen rotaydı.

ama AUGB, bunun Zaharie’nin uçağı bilerek düşürdüğü iddiasını kanıtlamayacağını iletti ve planlı tek tayyare düşürme teorisini reddetti.

Malezya hükümeti de Zaharie’nin tayyare düşerken bilinç kaybı yaşadığı teorisine ve onun da kurbanlardan biri olduğu iddiasına bağlı kaldı.

Bugüne civarindan uçağın şuurlu olarak kaptan tarafından düşürülmüş olabileceğine değin hiçbir delil bulunamadı.

2017: ‘ÖNCELİKLİ BÖLGEDE’ DÜŞTÜ

AUGB, 2017’de mevzu hakkındaki en geniş çaplı raporunu açıkladı.

Avustralya hükümetine bağlı müessesenin 2014’ten bu yana 120 bin kilometrekarelik alanda yaptığı incelemeler, iki değişik teorinin alana çıkmasına yollar açtı.

İlki, pilotun bilincini kaybetmiş olduğu kuramıyla aynıydı. Bu teoriyi destekleyen tertemiz tek delil da bulunmuştu: Uçak, çok ve yükselen tek hızla suya iniş yapmıştı, Başka bir deyişle kimsenin denetimi altında değildi.

İkinci teoriye göre, MH370, araştırma yapılan yerin derhal kuzeyinde, “öncelikli bölge” ismini verdikleri tek alanda düştü.

Bu öncelikli bölge araştırılmamıştı. dahada ardindan devreye girecek araştırmacılara bu bölgenin araştırılması çağrısı yapılıyordu.

2018: PİLOTLAR BİLİNÇLİYDİ VE KONTROLLÜ İNİŞ YAPTI

2018’de, ABD’li Ocean Infinity firması Avustralya’nın önerisiyle 25 bin kilometrekarelik “öncelikli bölgeyi” inceledi. ama hiçbir netice alınamadı.

Öncelikli bölge teorisi, pilotun bilincini kaybettiği; uçağın o alanda yakıtının bitip düştüğü bilgilerine dayanıyordu.

Uçağın enkazı orada da bulunamayınca, yakıt biterken pilotun bilincinin açık olduğu ve uçağı kontrollü şekilde başka tek alanda suya indirdiği iddiası alana atıldı.

Zira kontrollü şekilde indirilen uçak, 200 kilometre dahada gidebilir; araştırma bu yüzden çözümsüz kalmış olabilirdi.

ama AUGB bu iddiayı reddetti. Onlara göre, uçağın hızla ve kontrolsüz şekilde düştüğü dahada evvel kanıtlanmıştı.

UÇAĞA NE OLDUĞUNA DAİR tek BİR KANIT YOK

neticeye Daha yaklaşılamadı 5 sene sonunda, toplaminda 200 bin kilometrekarelik tek alanda analiz yapılmasına karşın Daha uçağa ne olduğuna değin tek delil bulunamadı.

Malezya hükümeti, 2018’de açıklama ettiği ve hiçbir tertemiz delil veyahut bilgi sunmayan raporunun, bilgi eksikliği hasebiyle “son rapor” olduğunu söylüyor.

Fransız polisine bağlı sema Ulaşımı Jandarması, 2018’de uydu verilerinin nasıl elde edildiğine baz alinarak tek tahkikat başlattığını açıkladı. tahkikat ayni ritimde devam ediyor.

2019’da ise Malezya Ulaştırma Bakanı Anthony Luke ama iyi tek öneri gelirse araştırmaları tekrar başlatabileceğini söyledi.

Bu izahın derhal peşinden Ocean Infinity, araştırmaya tekrar başlamak istediğini açıkladı.

BBC

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir